19.yy’da Kesriye ve Florina Sancaklarında Osmanlı Vakıfları

L.Kürşat Kırca

 

Osmanlıların Rumeli’ye ilk geçişleri Bizans’ın taht mücadeleleri sebebiyle olmuştur. Sırp kralı Duşan ile Bizans tahtı konusunda mücadeleye girişen Osmanlılar Kantakuzen’i destekleyerek Süleyman Paşa kumandasında onbin kişilik bir kuvvetle Sırp-Yunan kuvvetlerini bozguna uğratarak (1352 Sonbaharı) Rumeli’ye tarihi adımlarını atmışlardır.[1] 1354 büyük Trakya depreminde yıkılan şehir surlarından istifade eden Süleyman Paşa Gelibolu’yu fethederek burayı kendine üs yapmıştır. Sahildeki Rumları Anadolu’ya gönderip yerlerine savaşçı yörükleri yerleştirmiştir.[2] Süleyman Paşa yanındaki emirler Hacı İlbey, Ece Bey, Gazi Fazıl Bey, Evranos Bey. Balabancıkoğlu, Akçakocaoğlu, Kara Hasanoğlu ve diğer gaziler ile Rumeli’nin her tarafına akınlar tertip etmişlerdir.

Türkler Rumeli’ye geçtikten sonra Romalıların yaptırdığı ve kullandığı tarihi yollardan faydalanmışlardır. Bu yollar solkol (Via Egnatia-canib-i yesar) ortakol (Via Militaris-tarik-i evsat) ve sağkol (Kırım-Karadeniz ticaret yolu) olarak biliniyordu. Solkol İpsala,Gümülcine, Serez, Karaferye oradan ikiye ayrılıp Tırhala ve Üsküp’e ulaşıyordu.[3] Solkol üzerinde fetihleri gerçekleştiren akıncı beyi Evranos Bey 1361’de Keşan, Malkara ve İpsala’yı, 1363’de Dimetoka ve Gümülcine’yi Osmanlı topraklarına katmıştır.1364’de Serez, 1372-1373 yıllarında ise Ferecik. İskeçe, Kavala, Karaferye, Drama, Avrethisarı, Vardar Yenicesi, Vodena ve Zihne fethedilmiştir. Evranos Bey 1417’de Yenice-i Vardar’da ölümüne kadar gerçekleştirdiği fetihler karşılığında I.Murad kendisine Gümülcine’den Horpeşte’ye kadar olan havaliyi kendisine temlik ederek geniş yetkiler vermiştir.[4]

Rumeli’deki Türk fetihleri ilerledikçe iç bölgelerde kalan şehirler uç beylerinin kurmuş oldukları vakıflar sayesinde gelişmiş ve önemini muhafaza eden şehirler haline gelmiştir.[5]

Osmanlılar 1361 yılında Edirne’nin sulh ile teslim alınışından sonra burasını 1368 yılında payitaht yapılmış ve Rumeli Beylerbeyliği’nin merkezi yapılmıştır. Fethedilen her bölge Rumeli beylerbeyliği’ne eklenmiştir. 1530 tarihli 167 nolu Rumeli Muhasebe Defteri’nde Rumeli Eyaleti Paşa Sancağı’na bağlı Solkol kazaları 18 adeddir. Bu kazalardan Kestorya merkezinde iki müslim, 36 gebran ve 1 Yahudi mahallesi; Serfice merkezinde ise 11 gebran mahallesi mevcuttur.[6] Ali Çavuş Kanunnamesi’ne göre Rumeli Eyaleti 25 sancak, 3 müsellem sancak ve 6 yörük livasından (Ofçabolu, Kocacık, Tanrıdağı, Selanik, Vize ve Naldöken yörükleri) oluşmaktadır. H. 1263 (m.1846) yılında Üsküp, Bosna, Yanya ve Selanik eyaletleri teşkil olununca Rumeli Eyaleti İskenderiye, Ohri ve Kesriye sancaklarından ibaret kalmıştır.[7] 1281 senesinde ilk vilayet teşkilatı tatbik edildiği zaman Rumeli Eyaleti’nin merkezi Manastır olmak üzere Kesriye, Ohri, İşkodra livalarından ibaret idi. H. 1260 senesinde Manastır Eyaleti lağv olunarak H.1270’e kadar sancak halinde kalmış H 1270-1284 yılları arası tekrar eyalet yapılmış, H 1284 vilayet nizamnamesine kadar eyalet olmuştur. H 1284-1290 arası Selanik vilayeti’ne bağlı sancak olan Manastır H1290-1292 yılları arası vilayet olmuş, H 1292-1295 arası tekrar Selanik’e bağlanmış, 14 Nisan 1295’de ise son kez vilayet haline sokulmuştur.[8]

Kesriye ve Serfice sancakları en kesif Türk yoğunluğunun bulundukları kazalardır. Burada kurulan vakıflar ve 19.yy ulaşan Osmanlı Vakıfları şunlardır.

KESRİYE KAZASI[9]

            Yunanca Kunduzların yaşadığı yer manasında Kastoria’dan gelir. 1385-1912 yılları arası Osmanlı idaresinde kalmıştır. İmparator Iustinianos bu şehre kale inşa etmiştir. Bulgar,Sırp ve Bizans kralları arasında el değiştiren bölgeyi 1334 yılında Sırp Duşan almış 1384-85 yıllarında ise Evrenos Bey tarafından fethedilmiştir. Kaledeki kiliseyi camiye çeviren Evronos Bey şehre bir miktarda Türk nüfus yerleştirmiştir. 1442 yılında %2 olan müslüman nüfus 1900 yıllarında %32 ye ulaşmıştır.[10]

            1530 yılına ait tahrir defterinde Rumeli Eyaleti Paşa Sancağı Solkol kazalarından biri olan Kesriye kazasında toplam 6674 vergi veren yetişkin erkek nüfusun sadece 228’i müslümandır.[11]Kesriye’de 2 müslüman mahallesi, 36 hristiyan mahallesi ve 1 aded Yahudi mahallesi vardır. Padişah hası olup toplam 98 köyü bulunan Kesriye’de Kasım Baba zaviyesi ile Karacacık Mescidi’ni görmekteyiz.[12] Yine 1529 tarihli tahrir defterinde Kesriye’de Kasım Baba, Aydın Baba, Karacacık Mescidi, İskender Voyvoda, Hacı Abdullah Muallimhanesi, Mehmed Bey, Mevlana Sinan ve Hacı Şemseddin Vakıflarını görmekteyiz.[13]

            Evliya Çelebi 1660 yılında burayı ziyaret ettiğinde 150 akçelik kaza olarak zikreder. Sultan Ahmed’in kızı ve Canpolatzade Hüseyin Bey’in annesi Fatma Sultan hası olarak Tophaneli Kadri Ağa iltizamındadır. 110 aded köyü, kale dizdarı, muhtesib ve bacdarı olan bu şehirde on bin kefere haracı olduğunu belirtir. Kale hisarı içinde Fatih Sultan Mehmed ve Sultan Süleyman Camileri olup ufaktır. Kale dışında Kadı Camii ve namazgah ve mahalle mescidleri vardır. Medrese, darülkurra ve darülhadisi olmayıp mektebleri vardır. Ahalisinin lisanları Rum lehçesi üzerine olup müslümanı azdır.[14]

1877-1878 yılında Kesriye merkezde 1334 hane, 6 cami, 7 tekke, 2 medrese, 4 han, 1 hamam, 4 kilise, 1 havra, 5 islam, 2 hristiyan mektebi gözükmektedir.[15] Şehirde kürkçülük sanatı ve ticareti gelişmiştir. 1912 yılında şehir Yunanlıların eline geçmiş ve mübadele ile buradaki müslüman nüfus Türkiye’ye göç etmiştir. Kurşunlu Cami ve Kesriyeli Ahmed Paşa Medresesi’nin kalıntıları mevcut olup acil restorasyon beklemektedir. Son dönemde Kesriye kazasına bağlı 126 köy birlikte 75022 nüfus mevcut olup bunun % 26 sını müslümanlar teşkil etmekteydi.[16]

A.Orlandos Kesriye’de vaktiyle 8 cami ve mescid olduğunu bildirir. Ayrıca iki tekkenin varlığından bahseder. Kasabanın en yüksek yerinde Gazi Evranos Cami ve bir kilisenin yerine inşa edilen Prodromos Caminin (Yahya Camii) kalıntıları günümüze kalmamıştır. Göl kıyısında harabesi bulunan camiin ise Hasan Kadı’ya ait olabileceğini söylemektedir.[17]

Osmanlı Arşivi’nin Cevdet Evkaf, Cevdet Maarif, İbnülemin Evkaf, Ali Emiri ve sair fonlarında geçen vakıfları bu çalışmamızda kullandık.

KESRİYE VAKIFLARI

            1-Kasım Baba Zaviyesi : Kesriye haricinde bulunan Bektaşi zaviyesidir.[18] 15. yüzyılın sonlarında Rumeli’ye gelmiş olan ilk bektaşi önderlerindendir.[19]

2-Sultan Süleyman Camii Vakfı : Kesriye kalesinde 1550 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın yaptığı camiidir.[20]

3-Akovalızade Şeyh Ahmet Hatem Efendi Camii : Yenişehir-i Fener ahalisinden ashab-ı hayratdan Akovalızadelerden Şeyh Ahmed bin Mustafa Ağa’nın Kesriye’nin Mavrova kasabasında yaptırdığı camidir.[21]

4-Vezir Hacı Ahmed Paşa Medresesi : Kesriyeli ayandan Sadık Ağa’nın oğlu olup (doğumu 1702-ölümü 1749) Kesriye’de medrese, dershane, kütüphane ile İstanbul’da Şeyh Murad Tekkesi, Kırkçeşme Camii ve Medine’de çeşitli hayratlar yaptırmıştır. Ailesinden bir çok devlet adamı yetişmiş Kesriyelizadeler diye bilinmektedirler.[22]Kesriye’nin Cami-i Cedid mahallesinde Gölükesri nam mahalde (III.Ahmed dönemi) yaptırmış olduğu medrese ve kütüphanenin halen kalıntıları durmaktadır.[23]

5-Aydın Baba Zaviyesi : Kesriye şehrindedir. Hacı Bektaş-ı Veli tarikatına bağlı zaviyenin zaviyedarı Derviş Hasan Halife’nin 1794 yılında ölümü ile yerine Derviş Süleyman Halife’nin geçmiştir.[24]

6-Debre Camii : Kesriye kazası Debre karyesi’ndeki camiidir. İmam ve hatibi İsmail bin Hasan’dır.14

7-Galişte (Galişca) Mescidi :Kesriye kazası Galişte köyün’ndeki mescidin bayram ve cuma namazlarının edası için camiye çevrilmesi ve imametinin Ahmed Halife’ye tevcihi.(1728)15

8- Ali Paşa Medresesi : Kesriye kasabasında kain medresenin mütevellisi Aydın Efendi’nin alacak meselesi dolayısıyla zikredilir.[25]

9- Kızlar Mektebi (Fatma Hanım) Vakfı : Kesriye kasabası Ağşağı Çarşı’da Fatma Hanım’ın ihya ettiği mektebin vakfı olup dükkan kiraları gelir olarak kaydedilmiştir.[26]

10-Sultan Mehmed Han Camii : Kesriye’de vaki Fatih Sultan Mehmed Han Camii’nin tamiri için lüzumlu 60 bin akçenin Kesriye Mukataası mahsulünden alınması 1584 tarihli vesikada istenmektedir.[27]

11-Mavrova Camii : Kesriye’nin Mavrova köyünde vaki camiin kayyımlığı Sefer’e itasına dair 1669 yılında berat tevcih edildiği.[28]

12-Sultan Selim Camii : Kesriye’de camiin müezzini Abdullah’a 1703 yılında cülus münabeti ile tecdiden berat verildiği[29]

CUMAPAZARI KAZASI[30]

Cumapazarı bölgesi Yıldırım Bayezid’in tahta geçişinden sonra Evranos Gazi tarafından 1389 yılında alınmıştır.[31]Bölgeye Karaman ve Ankara ilinden yörük aşiretleri yerleştirilmiştir. Rumeli Eyaleti Paşa Sancağı’na bağlı nahiye ve saniye rütbesine yakın kadılar tarafından idare olunurdu.[32]

Evliya Çelebi buraya 1660 yılında ziyaret ettiğinde 200 haneli müslüman Kiler köyünde Cumapazarı kadısının oturduğunu söylemektedir. Bağları ile badem ağaçları bol olup civar köylerde seferde top arabası çekmeğe memur yörüklerin oturduğundan bahsetmektedir. Sarıgöl, Eğribucak, Cumapazarı kazaları Fatma Sultan hası olup buranın yörükleri Erdel seferinde top çekmekle yükümlü tutulmuşlardır.[33] 1565 tarihli Selanik kadısı ve Selanik yörük başısına yazılan hükümde yörüklerin 100 çift manda ile top çekmek üzere emrolunan yerde hazır olmaları istenmektedir.[34]

Tayyip Gökbilgin Konyarlar denen Konya, Karaman ve Ankara mıntıkalarındaki Türk aşiretlerinin II.Murad ve Fatih zamanlarında sürgün olarak Teselya, Kozana, Sarıgöl, Kayalar ve Selanik’in kuzey doğusunda yerleştirildiklerini söylemektedir ki bunlara Selanik Yörükleri adı verilmiştir.[35] Yörükler Rumeli Eyaleti içinde müstakil bir sancak statüsünde olup Yörük Sancak Beyi’nin emri altındadırlar. Rumeli’de Kocacık Yörükleri 168 ocak, Naldöken Yörükleri 314 ocak, Ofçabolu Yörükleri 323 ocak, Tanrıdağı Yörükleri 320 ocak, Vize Yörükleri 170 ocak, Yanbolu Yörükleri 320 ocak, Selanik Yörükleri 512 ocak idiler.[36]

1877-1878 yıllarında Cumapazarı merkezi olan Kayalar’da 3 cami, 5 han, 1 hamam, 1 mekteb-i islam, 1 kilise ve 1 hristiyan mektebi olup 12355 müslüman, 2297 hristiyan ve 207 kıbti yaşamaktaydı.[37] Kamusu’l-alam ise merkezde 3 cami, 1 rüştiye, 1 ibtidai mektebi iki nahiyesi ile birlikte 84 aded köyü ve 47598’i Türk ve müslüman, 5581 Bulgar ve 5396 Rum ve Ulah’dan oluşan 58575 nüfusun varlığından bahsetmektedir. Kaza ve bağlı yerlerde 24 cami ve mescid, 5 kilise, 5 mekteb, üç dükkan ve 16 han mevcuttur.[38] Balkan harbinden sonra ismi Ptolamais olmuş ve Kozana vilayeti’ne bağlanmıştır.

1-Piri Baba Zaviyesi : Rumeli Eyaleti’nin Cumapazarı Nahiyesi’nde Bektaşi zaviyesi olup 1765 yılına ait bir belgede zaviyedarlık görevinin Derviş Ali’den İsmail Halife’ye devredildiğini bahseder.15

2-Şahinler Camii : Cumapazarı nahiyesi’ne tabi Şahinler karyesi’nde Dergah-ı Ali yeniçerilerinden Receb Ağa’nın 1605 yılında yaptırmış olduğu camidir.[39]

3-Mehmed Ağa Camii : Kesriye Sancağı Cumapazarı kazası Nalbant karyesi’nde Mehmed Ağa’nın yaptırmış olduğu camidir.[40]

4-Mustafa Bey bin Hacı Selim Vakfı : Cumapazarı kazasına bağlı Nalbant karyesi sakinlerinden Mustafa Bey’in hayratından cami, köprü, hamam ve misafirhanenin vakfı olup mütevellisi Salih bin Abdüllatif’dir.[41]

5-Kolfal Obası Mescidi : Cumapazarı kazası’nın Kolfal obası karyesi Otuzlar mahallesi’nde Ahmed bin Süleyman tarafından yapılan mescidin camiye tahvili dolayısıyla 1866 tarihli belgede geçer.[42]

6-Durgutlar Camii : Cumapazarı kazası’na tabi Durgutlar karyesi’nde Durali Dede’nin bina eylediği camidir.1673’den önce yapılmıştır.[43]

7-Dedeler Karyesi : Cumapazarı kazası’na tabi Dedeler karyesi’nde kimin yaptırdığı bilinemeyen caminin imamet ve hitabet cihetlerinin Mehmed Emin Halife’ye verildiği. (1843)[44]

8-Celli Camii : Cumapazarı kazası’nın Celli karyesi’nde vaki cami harab olup Cumapazarı sakinlerinden Abdurrahman Beyzade Süleyman Bey’in yeniden tamir eylediği (1843)[45]

9-Haydarlı Camii : Cumapazarı kazası Haydarlı karyesi’nde Cami-i Cedid Mahallesi’nde Abdullah Ağa bin Ahmed’in bina eylediği camii olup hatibi Hüseyin Halife’dir. (1844)[46]

10-Haydarlı Köyü Cami-i Atik denen mahallesinde Osman Beşe’nin yaptırmış olduğu mescidin imamet görevi 1672 yılında Hasan Halife’ye verilmiştir.[47]

11-Deyne Camii : Cumapazarı’na bağlı Deyne karyesi’ndedir. İmam ve hatibi Yusuf Halife’dir.(1835)[48]

12-Gül Ahmed Paşa Camii : Hurpeşte Kazası’nın Çetirok karyesi’ndedir. (1853)[49]

13-İsmail Ağa bin Abdullah Camii : Hurpeşte kazasına bağlı Trestenik karyesi’nden İsmail bin Abdullah’ın bina eylediği cami olup imam ve hatibi Timurşah bin Süleyman’dır.(1854)[50]

14-Memi Bey Sultan Tekkesi Vakfı : Eğribucak kazası’nda Bektaşi tekkesidir.(1780)[51] Evliya Çelebi Memi Bey Sultan Baba adlı Bektaşi tekkesini ziyaret etmiş ve canların zikirlerine katılmıştır. Memi Bey Sultan dergahını Yanyalı Arslan Paşa’nın ceddi Zülfikar Bey yapmış olup tekkenişini Hızır Dede’dir.[52]

15-Memi Bey Camii : Hurpeşte kasabasında Memi Bey’in bina ve vakf eylediği cami-i şerifin imamet ve kayyımlık görevlerine 1676 yılında çeşitli şahısların evladiyet üzere atanmışlardır.[53]

FLORİNA KAZASI[54]

            Yeşil anlamına gelen Yunanca chloron kelimesinden türetilen şehrin etrafına Osmanlılar Yeşilova adını vermişlerdir. Slavca ismi Lerin’dir. Makedonya kralı Phillippus (m.ö. 359-336) döneminden kalma bir mezarlık vardır. 14.yy ortalarında Bizans idaresinden çıkan Florina bölgesine Sırplar sahib oldu. Duşan’ın 1355’de ölümünden sonra 1387 yılında Evranos Gazi tarafından fethedilmiştir. 1481 tarihli tapu tahrir defteri kaydına göre Florina 260 köye sahip bir kadılık merkezi olarak görülmektedir. Bölgedeki bütün yerleşim yerleri ve kasaba halkı Makedon, Slav adları ile kaydedilmiştir. Yalnız doğu tarafında 7 aded Türk köyü ve 94 hanesi mezcuttur. Müslümanlar buraya II. Murad zamanında gelmişlerdir.[55]

            1530 yılında Florina kazası’nda 3 müslim ve 5 hristiyan mahallesi olup 23 müslim, 161 hristiyan köyü bulunmaktadır. Toplam 1109 müslüman vergi sahibine karşılık 20265 hristiyan vergi mensubu bulunmaktadır.[56] Bu yıllarda Florina’da Ablak Hamza Bey Mescidi ve muallimhanesi, Eştenoğlu Yakub Bey Camii, Dürri Hatun Vakfı, Mehmed veled-i Erdoğdu Vakfı, İlyas Bey zaviyesi ve Hatice bint-i Receb Vakfı’nı görmekteyiz.[57] 17.yy dan itibaren gelen Türk kolonilerinin artması ve yerlin halkın islam dinine geçmesi müslümanların varlığını artırmıştır. Evliya Çelebi 150 akçelik kaza olan Florina’da Tekke, Kara Ahmed ve Şeyh mahallesi ile birlikte 6 mahalle ve 1500 hane olarak gösterir. Kara Ahmed Ağa mektebi, Halveti tekkesi ve şeyhi Ali Dede’yi ve Bostancı Mehmed Ağa konağını zikreder ve bir selatin cami olduğunu rivayet etmektedir.[58]

            1890 yılında Florina kasabasında 6928, nahiye ve köylerle birlikte (48 köy) 21586 ki toplam 28514 nüfus mevcut olup bunun 8859’u islam, 18140’ı Rum ve Ulah, 1515’i Bulgardır. Kasabada 7 camii, 2 tekke, 1medrese, 1 mekteb-i rüşdi, 1 ibtidai, 5 sıbyan mektebi; 1 Bulgar, 2 Rum ibtidaisi, 2 kilise; köylerde ise 18 cami, 44 mekteb, 33 kilise vardır.[59]

            Balkan savaşı öncesi yoğun çetecilik faaliyetleri olan şehir 21 Kasım 1912 yılında Sırpların eline geçmiş daha sonra Yunanlılara devredilmiştir. 1959 yılına gelindiğinde şehirde iki cami ve bir hamam kalıntısı kalmıştır.

 

1-Abdülhalim Efendi Camii : Florina’nın Hamza Bey mahallesi’ndedir. Abdülhalim Efendi yaptırmıştır. Müezzin ve kayyımı Ömer Halife’dir.(1848)[60]

2-Yakub Bey Camii : Florina kasabasında Eştenoğlu Yakub Bey tarafından yaptırılmıştır. İmareti de mevcuttur. Cami-i Atik demekle de meşhurdur. (1782) 21.05. 1675 tarihinde mütevelli Ebubekir’in ölümü ile görevin Hüseyin bin Osman ve evladına tevcih edilmiştir.[61]

3-Nolyan-ı Bala Camii: Florina kazası’nın Nolyan-ı Bala karyesi’ndedir. İmam, hatib ve muallimlik görevleri Mustafa Hoca’nın vefatıyla Receb Efendi’nin uhdesine verilmiştir.(1869)[62]

4-Ahmed Ağa Camii :Florina kazası Rudnik nahiyesi Köseler karyesi’ndedir.İmamet ve hitabet cihetleri Mustafa halife’ye tevcih edilmiştir.(1853)[63]

5-Abdülhaki Camii : Florina’nın Hamza Bey Mahallesi’ndedir. (1751)[64]

6-Hacı İbrahim Ağa Mektebi : Florina’da Mirahor Kethüdası Hacı İbrahim Ağa’nın bina eylemiştir. (1790)[65]

7-Besoşençe Camii : Florina kazası Besoşençe köyündeki camiin imamet ve hitabeti 1656 yılı Temmuz ayında Hızır Hoca’nın vefatından Süleyman’a tevcih edildiği.[66]

8- Çavuşzade Mehmed Çelebi Camii : Florina’nın Dusne köyünde Çavuşzade Mehmed Çelebi’nin yaptığı camiin hatibi Mustafa görevini suistimal ettiğinden yerine Receb’in atandığı. (1667 yılı Şubat ayı)[67]

SERFİÇE KAZASI[68]

            1530 yılında padişah ve Kasım Paşa hası olan Serfiçe kazasında 443 müslim, 6096 gayr-ı müslim vergi mensubu bulunmaktadır. 59 aded köyü olan Serfiçe’de 82 hane yörük cemaati zikredilmiştir.[69]

            Evliya Çelebi burayı Eflatun’un kurduğunu ve Rumların elinden Sultan Bayezid-i Veli’nin aman ile aldığını söyler. Serfiçe’de 6 müslim, 8 rum ve 1 yahudi mahallesi toplam 1800 haneden oluşur. Üzüm ve ipek ticareti ve üretimi meşhur olup Rum seyyahlar bu şehre “Küçük Bursa” demişlerdir. 6 aded camisi olup Bayezid-i Veli, Debbağhane, Mumcu Ağa, Dedeler camileri meşhurdur. 6 adedde mahalle mescidi, 1 aded Halveti tekkesi, 2 erkek mektebi 1 han ve hamamı olan şehirde ibrişim nakışlı peşkirler, havlu hamam gömlekleri ve ipek kenarlı gömlek üretilir. Şehrin ekserisi Rum olup vergi veren zengin Rum kadınları vardır[70] Serfiçe’ye rabia rütbesini haiz kadılar atanmaktadır.[71]

            1877 yılı salnamesine göre Serfiçe kasabasında 6 cami, 1 tekke, 1 medrese,10 han, 2 hamam, 9 değirmen 7 fırın, 1 kilise, 2 islam mektebi ve 1390 hane mevcuttu.[72]1890 yılında Manastır Vilayeti sancak merkezi olan kasabada 3099 ve Velendos nahiyesi’nden başka 27 aded karyede 12,796 ceman 15,895 nüfus mevcud olup bunun 3460’ı islam, 12425’i Rum , Ulah ve gayr-ı müslim kıptidir. Kasaba’da 4 cami, 1 tekke, 1 medrese, 1 mekteb-i Rüşdiye, 1 mekteb-i ibtidai, 1 hristiyan mektebi, 4 kilise vardır. 1880’de müstakil sancak olarak idare edilen kaza 1888 yılında Manastır’a bağlı sancak olmuştur.[73]

1-Sultan Bayezid Han Camii :Serfiçe’dedir.[74]

2-Vaiz Ahmed Efendi Zaviyesi :Serfiçe’de Vaiz Ahmed Efendi’nin bina eylediği zaviyedir.(1734)[75]

3-Şeyh Muhyi Zaviyesi Vakfı : Serfiçe kazası Hasanlı karyesi’ndedir. (1813)[76]

4-Atike Hatun Darülkurrası :Serfiçe’de Zaim İbrahim Ağa kızı Atike Hatun ve evladı yaptırmıştır. (1846)[77]

5-Abdülkerim Bey İmareti Vakfı : Vakıf imaret şeyhliği Ahmet Hoca’nın ölümüyle mahlul olduğundan görevin 1669 yılı Ekim ayında Mehmed Halife’ye verildiği.[78]

6-Mumcu Mustafa Çavuş Nükud Evkafı : 1666 yılına aid bir belgede Mumcu Mustafa Çavuş gelirlerini vakfedip nezaretini de kendi evladlarına hasr etmiştir.[79]

7-Şüca Bey Mescidi : Serfiçe’de Şüca Bey Mahallesi’nde vaki mescid Demir adlı hayır sahibi tarafından 1668 yılında camiye çevrilmiştir.[80]

SONUÇ

Osmanlılar Balkanları fethederek etnik yapıyı değiştirmemiş yalnızca dini ve kültürel hayata müdahale etmiş, uyguladığı istimalet politikası ilede haçlı seferlerinden beri sömürülen halka adalet götürmüş ve gönüllerini kazanmıştır. Yıllardır yaşanan mücadelelerle güvensiz bir hale gelen tarihi Via Egnatia (Adriyatik-İstanbul) yolu Osmanlıların balkanları fethemesiyle eski canlılığına kavuşmuştur. Osmanlı Yenice-i Karasu, Yenice-i Vardar ve Elbasan kalelerini inşa ederek, derbentlere ve ıssız yerlere zaviyeler inşa ederek yolu eski işlerliliğini kazandırmıştır.[81]

Solkol üzerinde ilk dönemde kurulan vakıfların çoğunluğu sultanlara aittir. Sultanlardan sonra gaziler, şeyhler, ahiler, fakihler ve kadılar vakıf kurarak bölgeyi islamlaştırma, toprağa iskanı sağlama, nüfuzlu beyleri merkezden uzak tutma amacını gütmüşler 15 yüzyıl boyunca bölgedeki arazi ve vakıflar gazi uç beyleri ile sultanlar arasında; 16. yüzyıldan itibaren büyük devlet ricalinin eline, en nihayetin de ise Osmanlı sarayının kadın sultanlarına mülk olarak dağıtılmıştır.[82]

Rumeli’ye Bektaşilerin ilgisi Seyyid Ali Sultan’ın Vilayetnamesi’nde şöyle zikredilmiştir. Padişah Trakya’yı fethetmek isteğini düşünde görmüş, Peygamberde ona Horasan’dan kırk eren göndermiş. Erenler Hacı Bektaş’ın yanına gidince onları Bayezid’in yanına göndermiş ve hicretin 804 yılında (1401-1402) erenler Rumeli’ye ayak basmışlardır.Bektaşi önderlerinden Seyid Ali Sultan’a Yıldırım Bayezid H.804 yılında berat vermiştir. Rumeli’ye Bektaşilerin ilgi ve alakası bu olay ile daha fazla artmıştır.[83]

 



[1] Halil İnalcık “Rumeli” MEB İslam Ansiklopedisi s. 767

[2] İsmail Hami Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi cilt I, s. 27-28

[3] Halime Doğru, “Osmanlı Devleti’nin Rumeli’de fetih ve iskan siyaseti” Türkler s. 165-166

[4] Osman Ferid “Evrenos Bey Hanedanına Ait Temlikname-i Hümayun” TOEM VI/31 (1334) s. 432-438 Ayrıca bkz. Fehamettin Başar “Evrenosoğulları” DİA 11.cilt s. 539-541

[5] İnalcık “Rumeli” İA s. 769

[6] (Haz.) A. Özkılınç, A. Sivridağ, A. Çoşkun, M. Yüzbaşıoğlu, 167 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Rumeli Defteri I, s.3

[7] H.1263 Devlet Salnamesi

[8] H.1313 Manastır Vilayeti Salnamesi. Manastır Vilayeti Manastır, Serfice, Debre, Görice ve İlbasan sancaklarından oluşmuştur.

MANASTIR VİLAYETİ (H.1313)

Manastır Sancağı

Serfice Sancağı*

Debre Sancağı

Görice Sancağı

İlbasan Sancağı

Pirlepe Kazası

Serfice Kazası

Debre-i Bala kazası

Görice Kazası

Grameş Kazası

Ohri kazası

Kozana Kazası

Debre-i Zir Kazası

Kesriye Kazası

Peklin Kazası

Kırçova Kazası

Cuma Kazası

Rakalar Kazası

Kolonya Kazası

 

Florina Kazası

Nasliç Kazası

Mat Kazası

Ostrova Kazası

 

 

Alasonya Kazası

 

 

 

 

Grebine Kazası

 

 

 

 

[9] Ekrem Hakkı Ayverdi, Avrupa’da Osmanlı Mimari Eserleri (Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk) IV.Cilt s.239,241; Kesriye ve köylerinde Evliya Çelebi ve Kuyud-ı Kadime arşivi 757 ve 171 nolu evkaf defterlerine dayanarak 51 aded vakıf eseri ismi zikredilmiştir.

[10] Machiel Kiel, “Kesriye” DİA. 25.cilt s.311,312

[11] (Haz.) A. Özkılınç, A. Sivridağ, A. Çoşkun, M. Yüzbaşıoğlu, 167 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Rumeli Defteri I, s.3

[12] (Haz.) A. Özkılınç, A. Sivridağ, A. Çoşkun, M. Yüzbaşıoğlu, a.g.e. s.34 ve s.71

[13] BOA TD. 424 S.885,886

[14] Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, İstanbul, 2001 s. 310

[15] H.1293 yılı Manastır Vilayeti Salnamesi, s.98,99

[16] Machiel Kiel, “Kesriye” DİA 25.cilt s.311,312

[17] Semavi Eyice, “Yunanistan’daki Türk Mimari Eserleri” Türkiyat Mecmuası 12.cilt s.207,208

[18] A.E. III. Mustafa, 2861; C.Ev. 16768; C.Ev. 21831; C.Ev. 3971 ; C.Ev. 4193, A.MKT.NZD 75-93, İ.E.Ev. 221

[19] Machiel Kiel, “Kesriye” DİA 25.cilt s.312. Kiel ayrıca 1550 yıllarında şehir duvarları dışında yapılan Tabaklar camiinden bahsediyorsa da arşivde kaydına rastlayamadık.

[20] C.Ev. 208 ; C.Ev. 27879 ; C.Ev. 4264; C.Ev 32237, A.DVN 145-88

[21] C.Ev. 4455 ; C.Ev. 7472; C.Ev. 4455 ; C.Ev. 7472 ; C.Mf. 607; C.Mf. 7882

[22] Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmani, (Haz. Nuri Akbayar), cilt I s. 199; J.Hammer, Büyük  Osmanlı Tarihi, VIII. Cilt s. 114,115

[23] C.Mf. 6216 ; C.Mf. 6896, A:MKT:UM 376-6, Semavi Eyice, “Yunanistan’daki Türk Mimari Eserleri” Türkiyat Mecmuası, XII. Cilt s. 206,225

[24] C.Ev. 9037

[25] A.MKT.DV 123-18

[26] DH.MKT 1169-30

[27] İ.E.Ev. 957, 5055

[28] İ.E.Ev. 1481

[29] İ.E.Ev 6809, Diğer kaynaklarda bu cami ile alakalı bilgi bulunamadı.

[30] Ekrem Hakkı Ayverdi, Avrupa’da Osmanlı Mimari Eserleri (Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk) IV.Cilt s.186,187. Cumapazarı’na ait Kuyud-ı Kadime Arşivi 757 numaralı evkaf defterinde Cumapazarı ve bağlı köylerde 67 aded cami,mescid, mekteb ve medrese ile han ve hamamın varlığından bahsetmektedir ki biz bunları buraya almadık. Kendisi Ohri ve Manastır’a ait bazı köyleride Cumapazarı kazası içinde göstermiştir

[31] Neşri Tarihi, s.149

[32] M.Kemal Özergin, “Rumeli Kadılıkları 1078 Düzenlemesi” Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı’ya Armağan, Ankara, 1988, s.262 ve BEO TD 722 s. 198 vd.

[33] Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, İstanbul, 2001 s. 311,312

[34] İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Kapıkulu Ocakları, cilt II s.74

[35] Tayyip Gökbilgin, Rumeli’de Yörükler ve Evlad-ı Fatihan, s.12,13; Evliya Çelebi Eğribucak yörüklerinin yurt tutup gaza etmek için Rumeli’ye geçtiklerini söylemektedir. Ömer Lütfi Barkan’da Rumeli’ye iskanın devletin resmi politikası olup zengin ve boş olan toprakları şenlendirmek ve fetihlerde kullanmak amacıyla yapıldığını belirtir. Ö.Lütfü Barkan. “Osmanlı İmparatorluğu’nda Kolonizatör Türk Dervişleri” VD. cilt II, Ankara, 1974, s.279-304

[36] Ahmet Akgündüz , Osmanlı Kanunnameleri, VI. Kitap 2. kısım s.689; BEO TD 225 (1543 tarihli Rumeli Yörükan Defteri)

[37] H.1293 Manastır Vilayeti Salnamesi, s. 98,99

[38] Şemseddin Sami, Kamusu’l-alam, İstanbul, 1308, s. 1835,1836; H. 1308 (1890) Manastır Vilayeti Salnamesi’ne göre ise toplam 58 köy 42612 nüfusdan 33107’si müslüman, 3927’si ise Rum ve Ulah olarak gösterilmiştir.

[39] C.Ev. 16981

A.E. I.Ahmed 11

[40] C.Ev.24240

[41] C.Ev. 14010

[42] C.Ev. 29045

[43] C.Ev. 23170

[44] C.Ev. 10810

[45] C.Ev. 11383

[46] C.Ev. 18446

[47] İ.E Ev. 1488

[48] C.Ev. 16050

[49] C.Ev. 21693

[50] C.Ev. 5912

[51] C.Bl. 6850, 26403

[52] Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, İstanbul, 2001 s. 313

[53] İ.E.Ev. 756, 1888, 5748

[54] Ekrem Hakkı Ayverdi, Avrupa’da Osmanlı Mimari Eserleri (Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk) IV.Cilt s.208. Florina’ya ve bağlı köylere ait 25 aded cami, mescid, imaret ve medrese ve tekkeyi zikretmektedir.

[55] Machiel Kiel, “Florina” DİA 13.cilt s. 164,165

[56] A. Özkılınç, A. Sivridağ, A. Çoşkun, M. Yüzbaşıoğlu, 167 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Rumeli Defteri I, s.3 ve s.36,37

[57] BOA TD 235, s.239-242

[58] Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, İstanbul, 2001 s. 310, Maciel Kiel Evliya’nın verdiği rakamları abartılı bulmaktadır. Machiel Kiel, “Florina” DİA 13.cilt s. 164,165

[59] H.1308 yılı Manastır Vilayeti Salnamesi

[60] C.Ev. 30407

[61] İ.E.Ev 1515, 2044, C.Ev. 9030, 17910, 25098

[62] C.Ev. 27579

[63] C.Ev. 23615

[64] C.Ev. 30407

[65] C.Mf. 5346

[66] İ.E.Ev 827

[67] İ.E.Ev 1810

[68] Ekrem Hakkı Ayverdi, Avrupa’da Osmanlı Mimari Eserleri (Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk) IV.Cilt s.286,287. Evliya Çelebi ve Kuyud-ı Kadime Arşivi 757 nolu deftere dayanarak Serfiçe ve köylerinde 22 aded mimari eseri zikretmiştir.

[69] A. Özkılınç, A. Sivridağ, A. Çoşkun, M. Yüzbaşıoğlu, 167 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Rumeli Defteri I, s.3 ve s.33

[70] Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı, Evliya Çelebi Seyahatnamesi, İstanbul, 2001 s. 314,315

[71] M.Kemal Özergin, “Rumeli Kadılıkları 1078 Düzenlemesi” Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı’ya Armağan, Ankara, 1988, s.292

[72] H.1293 Manastır Vilayeti Salnamesi, s.98,99

[73] H. 1308 Manastır Vilayeti Salnamesi

[74] C.Ev. 24964, İ.E Ev. 7575, 5577

[75] C.Ev. 9647

[76] C.Ev. 18871

[77] C.Mf. 3820

[78] İ.E.Ev 1466

[79] İ.E.Ev. 640, 772

[80] İ.E.Ev 1625

[81] Nicolas Oikonomidis, “Ortaçağda Via Egnatia” Solkol Osmanlı Egemenliğinde Via Egnatia, (Editör: Elizabeth A. Zachariadou), İstanbul, 1999, s.11-17

[82] Tülay Artan, “Via Egnatia’nın Osmanlı Kadınlarınnı Kültür Hamiliği Dönemi ve Sorunları” Solkol Osmanlı Egemenliğinde Via Egnatia, (Editör: Elizabeth A. Zachariadou), İstanbul, 1999, s.36-41

[83] İrene Beldiceonu, “Osmanlı Tahrir Defterlerinde Seyid Ali Sultan” Solkol Osmanlı Egemenliğinde Via Egnatia, (Editör: Elizabeth A. Zachariadou), İstanbul, 1999, s.54