
Selaniklilik Üzerine Bir Değerlendirme
11 Mart 2025
Cengiz Semercioğlu’nun 12 Şubat’ta Hürriyet gazetesinde kaleme aldığı yazıyla birlikte “Selaniklilik” kavramı bir kez daha gündeme geldi. Bu kavram, bazı çevreler tarafından farklı amaçlarla kullanılsa da özellikle "Sabetaycılığı" çağrıştırmak için sıkça dile getirilmektedir. Ancak, bu terimi asıl sahiplenenler değil, onlara işaret etmek isteyenler daha fazla kullanmaktadır.
Oysa “Selanikli” kimliği yalnızca bu küçük cemaatle sınırlı değildir. Daha geniş bir topluluk, yani mübadiller de kendilerini Selanikli olarak tanımlamaktadır.
Aslında, Selanikliliği dört farklı bağlamda ele almak gerekir:
Şehri Selanikliler: Selanik kentinin asıl sakinleri.
Selanik Sancağından Gelenler: Kesendire, Karaferye, Yenice-î Vardar, Vodine, Langaza, Gevgili, Kılkış, Doyran, Usturumca, Tikveş, Ketrin ve Aynoroz kazalarından olanlar.
Selanik Vilayetinden Gelenler: Serez ve Drama sancaklarına bağlı çeşitli kasabalardan göç edenler.
Selanik Etki Alanındaki Selanikliler: Akademisyen Gökçe Bayındır’a göre, Selanik Vilayeti sınırlarında yer almamasına rağmen kendilerini Selanikli olarak tanımlayan Manastır ve Yanya Vilayetlerinden gelen mübadiller.
Lozan Mübadilleri Vakfı Genel Sekreteri Sefer Güvenç’e göre, mübadillerin kendilerini Selanikli olarak görmelerinin önemli bir nedeni, Türkiye’ye göç ederken bindikleri iskelenin Selanik Limanı olmasıdır. Belleklerinde, buradan ayrılmaları güçlü bir iz bırakmıştır. Bunun yanı sıra, yeni geldikleri topraklarda, ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile hemşehri olmanın verdiği gurur da bu tanımlamayı benimsemelerinde önemli bir rol oynamıştır.
Bir diğer etken ise mübadillerin geldiği kaza merkezlerinin artık Türkiye sınırları dışında kalması ve fiili bağların kopmasıdır. Bu yerlerin çoğu günümüzde coğrafya kitaplarında bile anılmamakta, yalnızca bazıları tarih kitaplarında kendine yer bulmaktadır. Dolayısıyla, "orası neresi?" sorusuna muhatap olmamak için Selanik, bir tür "marka şehir" olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Peki, ilk kuşak mübadiller kendilerini “Selanikli” olarak nitelendirmiş midir? Mezarlık taşlarına bakıldığında, bunun yanıtı hayır olarak görülebilir. Sadece Selanik Vilayetinden gelen Drama ve Kavalalılar değil, Selanik Sancağından gelenler dahi mezar taşlarına doğrudan kendi kaza isimlerini yazdırmıştır.
Ancak ilk kuşak mübadillerin çocukları ve torunları neden bu kavramı benimsemiştir? Asıl sorulması gereken budur. Günümüzde “Selaniklilik” yalnızca bir hemşehrilik bağı değil, aynı zamanda bir kimlik haline gelmiştir. Ahmet Yorulmaz’ın da dediği gibi: